Cart
0

My cart

Akhilleus (Achilles) Heykeli/Biblosu

225.00

El yontması olan Achilles heykeli tasarımsal boyama ve gölgelendirme yöntemiyle son halini almıştır. El yontması aşamasından önce kalıp sistemi kullanılmaktadır. Kalıp için karışım; mermer tozu ve polyester karışımının yüksek basınçla kompress edilmesiyle elde edilir. Detayların ortaya çıkması için farklı işçilikler kullanılarak resimde görülen final halini almıştır.

Heykelin kırılma riski olabilecek kısımlarında, sabitleme yöntemi kullanılmıştır. Sabitleme yöntemi güçlü metallerle sağlanmıştır.

Dekor olarak karşılıklı durması için ezeli düşmanı Hector heykelini de incelemenizi tavsiye ederiz

Add to compare
Karşılaştır
Kategoriler:

Açıklama

İlyada Destanı’nın Öfkeli Kahramanı: Achilles

O, yunan mitolojisinin en güçlü karakterlerinden biri. Truva kahramanı; altın rengi saçları ve güzel yüzüyle ünlü, yarı insan yarı tanrı ve yenilmez bir savaşçı! Evet, Akhilleus! Achilles!

Yunan anlatılarının en güçlü kahramanlarından biri olan Achilles, özellikle Homeros’un İlyada Destanı’nda çok güzel yüzlü bir savaşçı olarak betimlenir. Ancak onu asıl meşhur kılan, onun akıl almaz öfkesidir!

Babası ölümlü bir insan olan Teselya kralı Peleus, annesi ise ölümsüz ve güzeller güzel su tanrıçası Thetis’tir. Efsaneye göre bu kristal kollu tanrıçaya Zeus da Poseidon da âşıktır. İkisi de ondan bir erkek çocuk isterler hatta Zeus onunla evlenmek istemektedir. Ancak her şeyi önceden gören Prometheus, bu evlilikten doğacak bir erkek çocuğun çok güçlü olacağını ve iktidarını tehlikeye atacağını söylediği için Zeus bu fikirden vazgeçer. Bu ihtimalin ortadan kalkması için de Thetis’i ölümlü bir kral olan Peleus ile evlendirir.

Akhilleus Nasıl Ölümsüz ya da Yenilmez Oluyor?

Thetis bu evliliği istemese de kabul etmek zorunda kalır. Peleus ve Thetis’in bu evlilikten 7 çocuğu olur. Ve Thetis, çocukları kendisi gibi ölümsüz değil de babaları gibi ölümlü olduğu için çok mutsuzdur…

Bir anlatıya göre Thetis, tüm çocuklarını ölümsüz olmalarını sağlamak için gece kalkıp ateşe tutmaktadır. Böylece çocuğun üzerindeki ölümlülük tohumlarının yanacağını ve ölümsüz olacaklarını düşünmektedir. Birinci çocuğu böyle ölür. İkincisi, üçüncüsü derken Akhilleus’a kadar birçok çocuğu bu şekilde yanarak ölür. Sonunda bir gün Akhilleus’u da ölümsüz yapmak için ateşe tutarken babası Peleus gelir ve çocuğu elinden alarak kurtarır.

Akhileus kurtulmuştur ancak dudakları ve sağ ayağının aşık kemiği yanmıştır. Bunun üzerine Peleus çocuğu iyileştirmede usta olan yarı at-yarı insan Kheiron’a götürür. Kheiron, Akhileus’un yanan kemiğinin yerine bir devin iskeletinden aldığı kemik ile değiştirir. Akhilleus’un bu yüzden çok iyi bir koşucu olduğu söylenir.

Bir diğer anlatıya göre de yine Thetis, Achilles’u ölümsüz yapmayı kafasına koymuştur ve onu ölüler diyarından geçen Styks nehrinin sularına bırakır. Bu suyun onu ölümsüz yapacağına inanmaktadır. Ancak çocuğu suya daldırırken topuklarından tuttuğu için Akhilleus’un vücudunun bu bölgesi ölümsüz ya da yenilmez olmayacaktır. Sonuçta da Truvalı Paris’in yayından çıkan zehirli ok onu topuğundan vuracak ve Akhilleus bu şekilde ölecektir.

Akhilleus, çok iyi bir savaşçı olarak yetişir. Çünkü babası onu yarı insan yarı at ve bu türün en bilgesi olan Kheiron’un yanına verir. Akhilleus onun yanında savaşmayı, at sürmeyi, yara iyileştirmeyi, güzel konuşmayı, müziği, koşmayı ve daha birçok iyi eğitimi alır. Kheiron, onu aslan iliğiyle beslediği için de çok güçlü bir çocuk olmuştur. Daha küçücükken bile ağır kılıçları ve mızrakları taşıyabilir güce ulaşmıştır.

Truva Savaşı başladığında ise tanrıça annesi ona bu savaşa giderse öleceğini ama çok meşhur olacağını, gitmezse uzun ama şöhretsiz bir hayat yaşayacağını söyler. Akhilleus ise hiç düşünmeden savaşa katılmayı seçer. Çünkü büyük bir komutan ve savaşçı olarak anılmak bunca yıl aldığı eğitimlerden sonra onun için en büyük ödül olacaktır. Böylece Akhilleus Agamemnon’un yanında savaşa katılır. Ancak savaşın bir bölümünde Akhilleus ile Agamemnon büyük bir tartışma yaşayacak, Akhilleus savaşa devam etmeyecektir. Bunun sebebi yine İlyada destanında şöyle aktarılır:

Orduda bir anda veba salgını başlar. Bu hastalığın tanrıdan gelen bir ceza olduğunu söyleyen Kalkhas, Agamemnon savaş ganimeti olarak rahibin kızını aldığı için bu hastalığın başladığını ve yayılmaya devam ettiğini iddia eder. Bunun üzerine Akhilleus, Agamemnon’dan kızı geri vermesini ister. Agamemnon ise buna karşı çıkar ve bu durumda kendisinin de ganimet olarak aldığı Briseis’i geri vermesini ister. Akhilleus da buna çok kızar ve çadırına kapanır. Agamemnon kendisinden özür dileyip kızın ona ait olduğunu kabul etmediği sürece savaşmayacağını söyler. Fakat nihayetinde kızı vermek zorunda kalır. Bu noktada da devreye tanrıça annesi girer.

Akhilleus, kendisine yapılan bu haksızlık karşısında çok üzülmüş ve hastalanmaya başlamıştır. Annesi de bunun üzerine Zeus’a gider ve ondan Akhilleus savaşa girmeden Troya’nın düşmemesini ister. Oğlunun zaten kısa bir ömrü olduğunu ve gururuyla oynandığı için ona bu şansı vermeleri gerektiğini söyler. Zeus da ona söz verir. Akhilleus savaşa girmeden Truva düşmeyecektir. Bunun üzerine Akha’lar için savaşın gidişatı bir anda değişmeye başlar. Agamemnon da Akhilleus olmadan savaşın kazanılamayacağının farkındadır ve Briseis’i ona geri verir. Bunun yanında birçok fidye, 20 tane kadın ve evlenmesi için kendi kızını vereceğini söyler ancak Achilles savaşa dönmeyi kabul etmez. Ta ki kuzeni Patroklos, Hector tarafından öldürülünceye kadar…

Kuzen Patroklos, Yunanlıların savaşı kaybetmesinden oldukça rahatsızdır ve Akhilleus savaşa girmediği için de ona kızgındır. Daha fazla dayanamaz ve Akhilleus’un savaş aletlerini alarak savaşa katılır. Birçok kişiyi öldürdükten sonra Hector tarafından öldürülür ve Akhilleus’un destana konu olan öfkesi işte o zaman ortaya çıkar.

Akhilleus’un Öfkesi Doğuyor

Akhilleus bu kayıptan sonra çadırından çıkar. Agamemnon ile barışır ve savaşa devam edeceğini söyler. Tanrılar onun için yeni bir kılıç ile zırh döver ve Akhilleus yeniden savaşa katılır. Yeniden Yunanılar için savaşacaktır. Derken Akhilleus atına atlar ve doğruca Truva surlarına gider. Orada bir süre savaştıktan sonra Hector ile karşı karşıya gelirler. İki büyük savaşçı öyle büyük ve izlenilesi bir kavgaya tutuşurlar ki bir süre iki taraf da savaşı bırakarak bu kavgayı izlemeye başlarlar. Bu büyük kavganın sonucunda ise Achilles Hector’ü öldürür ancak öfkesi dinmez. Onu atlı arabasının arkasına bağlayarak 12 gün boyunca Truva’da gezdirir. İşte İlyada destanı tüm anlatı boyunca onun bu korkunç öfkesinden bahseder.

Sonunda annesi Thetis, onun bu ölüye yaptığını tanrıların saygısızlık olarak kabul edeceğini ve ölüyü ailesine geri vermesi gerektiğini söyler. Akhilleus da Hector’un babası kral Priamos geldiğinde bazı şartlar karşılığında ölüyü ona geri verir.

Peki, Yenilmez Achilles Nasıl Öldü?

Bununla ilgili birçok kaynak aynı şeyi söyler. Priamos, oğlu Hector’ün ölüsünü almaya geldiğinde ona oğlunun ağırlığınca altın vermeyi vaat etmiştir. Ancak altınlar tartılırken eksik gelince, olayları surların üzerinden izleyen Polyksena kollarındaki bilezikleri vererek altının ağırlığını denkleştirir. Akhilleus da bundan çok etkilenir ve onunla evlenmesine izin verirlerse kuşatmayı bitireceğini, savaşı sona erdireceğini söyler. Bir de Truva Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Helen’i iade etmelerini ister. Sonunda Priamos hem altınları vermeyi hem de Polyksena ile evlenmesini kabul eder, Polyksena Akhilleus ile evlendirilir ve Priamos Hector’ün cenazesini alarak oradan gider. Ancak Polyksena’nın da Akhilleus’la ilgili hain planları vardır…

Savaş sırasında Akhilleus erkek kardeşini vahşice öldürdüğü için Polyksena da onu öldürmek ister. Onun sırrını öğrenir ve onu çıplak ayaklı bir şekilde Thymbralı Apollon Tapınağı’na getirtir. Akhilleus tapınağa girer girmez onu Deiphobos selamlar ve dostça sarılarak tüm vücudunu tutar. Tam bu sırada gizlenmiş olan Paris, zehirli bir okla Akhilleus’u sağ topuğundan vurarak yaralar.

Akhilleus, bir süre Paris’le ve oradaki birçok Truvalı ile kavgaya tutuşur, kendisini savunur ancak kehanet gerçekleşmiş ve yenilmez olmayan tek yerinden, topuğundan darbe alarak ölmüştür.

Truva Savaşı’na katılması onun Polyksena ile tanışmasına ve annesinin öngördüğü gibi genç yaşta ölmesine sebep olmuştur…

Ek bilgi

Ağırlık 1.5 kg
Boyutlar 28 × 11 × 21 cm
İşçilik

El işçiliği

Renk

Metalik Bronz

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Akhilleus (Achilles) Heykeli/Biblosu” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X