Kategoriler

İndirim!

Apollon : Sanat, Güneş, Müzik ve Işıkların Tanrısı Heykeli/Biblosu

 325,00  225,00

Apollon heykeli el yontmasıdır. Tasarımsal altın sarısı rengine boyama ve gölgelendirme yöntemiyle son halini almıştır. El yontması aşamasından önce kalıp sistemi kullanılmaktadır. Kalıp için karışım; mermer tozu ve polyester karışımının yüksek basınçla kompress edilmesiyle elde edilir. Detayların ortaya çıkması için farklı işçilikler kullanılarak resimde görülen final halini almıştır.

Heykelin kırılma riski olabilecek kısımlarında, içten sabitleme yöntemi kullanılmıştır. Sabitleme yöntemi metallerle sağlanmıştır.

Apollon figürünü güçlü, sanat, güneş ve müziğe ilgi duyan, kendinden emin, biraz kendini beğenmiş ve adil olduğunu düşündüğünüz sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Apollon bibloları kuğu figürü ve yakışıklı yüzüyle iyi birer hediyelik olabilir.

Kategoriler:

Açıklama

Işıkların Tanrısı Apollon

Güneş ve aslan burcuyla temsil edilen Apollon, Yunan tanrıları arasında yakışıklılığı ve çekiciliğiyle dikkat çekmektedir. Çünkü Apollon parlak ışıklar saçan tanrıdır.

Titan Koios’un güzeller güzeli sarı saçlı tanrıça kızı Leto Zeus’tan hamile kalır. Bunu duyan Hera çılgına döner. Leto’nun hiçbir yerde doğum yapmaması için tüm yeryüzünde tedbirler aldırır. Yeryüzünde hiçbir kara parçasında doğum için yer bulamayan Leto doğum sancıları başladığında çığlıkları ve yalvarışları ile yeri göğü inletir. Bu duruma seyirci kalamayan deniz tanrısı Poseidon, Ege içlerinde uyuyan Delos adasını su üzerine çıkarır ve Leto’nun doğumunu burada yapmasını sağlar. Leto ikiz çocuklarından Artemis’i sancılarının sekizinci gününde doğurur, yardım eden kimsesi olmadığı için diğer çocuğunu doğurmakta inanılmaz zorluk çeker. Bunu hali seyirci kalamayan yeni doğan tanrıça Artemis ikizi Apollon’un doğumunda annesine yardım eder. Böylece, parlak ışıklar saçan tanrı Apollon parlak anlamına gelen Delos adasında güneşle selamlaşır.

 

Apollon’un Tapınağı

Doğar doğmaz başının üzerinde kuğu kuşları uçmaya başlamıştır. Zeus bunun üzerine Hera’dan habersiz oğluna kuğuların çektiği bir araba, başına altın bir taç ve eline gümüş bir yaya vermiş, Athena ülkesinde bir tapınak kurmasını istemiş. Ancak kuğular Apollon’u Yunanistan yerine Hyperborea bölgesine götürmüşler. Bu cennetten doğan tanrıların yaşadığı kuzey topraklarında uzun süre bayram ve şenlikler tadında yaşamış bir süre sonra yönetimini atadığı üç rahibe devrederek Athena ülkesine gelir. Kuracağı tapınak için yer arar ve bu yer için Korintos körfezinin kuzeyinde Parnassos dağının eteğinde bir yerde karar kılmış. Bu bölgede tanrıça Themis adına adanmış bir sunak varmış. Tanrıça burada insanlara kehanet gösterirmiş.

Ancak bölgeyi kasıp kavuran ve Hera tarafından kollanan ölümü olanaksız bir ejderha egemenliği altıda tutarmış. Python isimli bu tanrı canavarı Hera Leto ve çocuklarının başına bela olarak salmış ve bir gün bu tanrı canavarın onları yok edeceğine kehanet getirirmiş. Tanrı canavarı çok amansız bir savaşla öldüren Apollon babasının istediği türde bir tapınağı Python’u öldürdüğü yere kurar. Ejderhanın cesedini tapınağın tam ortasında bulunan yarıktan içeriye atar. Artık bu yarıktan kehanetler alacak güce sahip olur. Bundan sonra tapınak Helenistik çağ boyunca dünyanın göbek deliği olarak kabul edilecektir.

 

Sanat, Güneş ve Müzik…

Güneşi temsil eden Apollon, aynı zamanda; tüm sanatların, ateşin, müziğin ve şiirin de tanrısıdır. Bu vasıflarının yanı sıra sınırsız bir kehanet gücüne sahiptir. Bu öylesine bir güçtür ki insanlara da geçirebilir. Dürüst ve bencil olmayan kişiliği ile tam bir öğreticidir. Sanatın her dalında olduğu tıp alanında da insanlara yol gösterici, sır vericidir. Helenistik çağların salgın hastalıkları olan veba ve kolera gibi hastalıklardan korunmak için kent kapılarına okçu Apollon heykelleri bu nedenle koyulmuştur. Okun hastalıkları kovduğu inancı yaygındır.

Günümüze gelen birçok heykel ve resimde genellikle elinde ok ile tasvir edilir. Okların tanrısı sıfatı bu nedenle yakıştırılmıştır. Bunun yanı sıra elinde altın liri ile olan heykelleri mevcuttur. Kutsal ağacı defne olan Apollon’un kutsadığı hayvanları; yunus, atmaca, kuğu ve kargadır. Güneş ışığının zararlı ve faydalı özelliklerini ok uçlarında barındırmaktadır.

Mitolojik çağlarda tanrılar dünyadaki hemen her şeye yön veren, insanların işlerine karışan onlara ceza ve ödül veren özellikler taşırlar. Temsil ettiği güzel sanatlar ve ışık nedeni ile bu tür ceza ve ödülleri veren tanrıların başta gelenlerinden biri şüphesiz Apollon ’dur.

Troya ile savaşa giden Aka ordusunun başında olan kral Agamennon, yol boyunca her yeri talan eder. Bu yağmaların birinde Apollon tapınağının rahibi Chrysler’ın kızını kendine cariye olarak alıkoyar. Baba kızını kurtarmak için yalvarır, ona dualar armağanlar vaat eder sonuç alamaz. Bunun üzerine Apollon’a yalvarır. Öfkeden deliye dönen ok tanrısı hemen oku ile farelerden bulaşan bir hastalığı Akha ordusunun içine yayar. Bu veba hastalığıdır. Durumun felaket boyutuna gittiğini gören Agamennon intikam yeminleri ederek kızı geri vermek zorunda kalır. Kız babasına kavuşur.

 

Okçu Tanrı Apollon

Apollon, mitolojinin en büyük eserlerinden biri olan İlyada destanında okçu tanrı olarak karşımıza çıkar. Destana konu olan Agamennon ile Akhilleus arasındaki kavga onun Lykia bağlılığından dolayı bölgeye yapılan saldırılara öfkesinden kaynaklanır.

Homeros bu öfkeyi dizelerinde özetle şöyle anlatır: “Köpürmüş, öfke dolu bir şekilde indi Olympos tepelerinden. Omuzlarında yayı iki ağzı kapalı okluğu ile. Salındıkça şangırdıyordu oklar kınında. Yürüyordu kızgınlıktan deliye dönmüş tanrı, gece gibi. Çok sürmedi yerleşti gemilerin ardına, gönderdi okunu, bir vınlama sesi yükseldi gümüş yaydan, korkunç bir acı. Kavruluyordu acı içinde bir sürü ölü, ordu içine saldı oklarını tam dokuz gün, annesinin doğum sancısının öcünü alırcasına”.

Bu anlatıda görüldüğü gibi köken olarak Anadolu izi taşıyan Apollon Lykia bölgesine sıkı sıkıya bağlıdır. Troya savaşında lakabı “Lykialı” olarak geçer zaten bu savaşta açık olarak bir Anadolu kenti olan Truva tarafını tutmuştur. Günümüzde Anadolu’nun birçok yerinde yapılan arkeolojik kazılarda Apollon bir Anadolu tanrısıdır tezi haklılık kazanmaktadır.

 

Midasın Kulakları Eşek Kulakları

Tanrıça Athena geyik kemiğinden yaptığı kavalı Olympos tanrıları arasında çalar. Herkes çalınan namelerden mest olur ancak Hera ve Afrodit ağızlarını tutar ve kendilerini gülmekten zor alıkoyarlar. Bu durumu merak eden tanrıça bir başına Phrygia ormanına giderek bir derenin kenarında çalmaya başlar. Bu arada sudaki yansımasını izler. Gördüğü manzara ile şaşkına döner. Kavalı çalarken o tanrısal yüzü inanılmaz derecede çirkinleşmektedir. Hiç tereddüt etmeden büyülü bir kavalı fırlatır atar ve onu bulan ve çalacak olan kim olursa lanetler.

Bir gün tanrıça Kybele’nin hizmetkârlarından biri olan Marsyas kavalı bulur. Çaldığı bu büyülü kaval ile kısa zamanda büyük bir ün kazanan bu kişinin ünü Apollon’un kulağına gelir. Müziğin ve lir çalgısının tanrısı onunla yarışmak istediğini söyler. İkili kral Midas’ı hakem tayin eder ve yarışırlar. Tarafsız hakemlik yapan kral Marsyas’ın kavalının namelerinden öylesine etkilenir ki doğal olarak onu birinci ilan eder. Işık ve güzel sanatların tanrısı aynı kanıda değildir. Taraflı davrandığını adil karar vermediğini öne sürerek kralın kulaklarında sorun var diye hükme varır. Midas’ın kulaklarını eşek kulakları şekline sokar. Marsyas’ı ise oku ile tatlı bir uyku ile öldürür. Olayları izleyen su ve orman perileri duruma çok üzülür. Zira Marsyas büyülü kavalının sesi ile onları ahenkle dans ettirmektedir. Bunun üzerine Apollon kararını değiştirir ve Marsyas’ı ırmağa çevirir. Böylece ırmağın etrafında periler yine ahenkle dans edebileceklerdir.

Nehir perisinin güzeller güzeli kızı Daphne’yi gören Apollon ona büyük bir hayranlık ve aşk duyar. Bakire kalmak zorunda olan ve kendisini Gaia’ya adamış kız ondan sürekli kaçar. Bu kaçışın sürekli olamayacağını bildiği için annesi aracılığı ile Artemis’ten yardım ister. Artemis kızı defne ağacına dönüştürür. Olayı duyan ve çok üzülen ışık tanrısı defne ağacını kendine kutsal ağaç ilan eder, ağaçtan kopardığı yapraklardan başına taç yapar.

Troya kralı Priamos’un kızı Kassandra’ya âşık olur. Kız kendisine kehanet yeteneği verirse onunla olabileceğini söyler. Bu isteği yerine getirir. Buna karşın kız onunla birlikte olmaz. Duruma içerleyen, ancak kızı sevdiği için iyi kalpliliği baskın çıkan Apollon onu tatlı bir lanetle cezalandırır. Bu lanet şöyle olacaktır, kız geleceği görecek ancak kimseyi inandıramayacaktır.

Apollon figürünü güçlü, kendinden emin, biraz kendini beğenmiş ve adil olduğunu düşündüğünüz sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Apollon bibloları elindeki oku, kalkanı ve yakışıklı yüzüyle iyi birer hediyelik olabilir.

Ek bilgi

Ağırlık 1.5 kg
Boyutlar 25 × 13 × 12 cm
İşçilik

El işçiliği

Renk

Altın sarısı

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Apollon : Sanat, Güneş, Müzik ve Işıkların Tanrısı Heykeli/Biblosu” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir