Kategoriler

İndirim!

Dionysos: Neşe ve Şarap Tanrısı Biblosu

 350,00  250,00

Neşe ve Şarap Tanrısı Dionysos heykeli el yontmasıdır. Tasarımsal altın sarısı rengine boyama ve gölgelendirme yöntemiyle son halini almıştır. El yontması aşamasından önce kalıp sistemi kullanılmaktadır. Kalıp için karışım; mermer tozu ve polyester karışımının yüksek basınçla kompress edilmesiyle elde edilir. Detayların ortaya çıkması için farklı işçilikler kullanılarak resimde görülen final halini almıştır.

Heykelin kırılma riski olabilecek kısımlarında, içten sabitleme yöntemi kullanılmıştır. Sabitleme yöntemi metallerle sağlanmıştır.

Eğlenceyi, şarabı, keyif yapmayı seven tüm sevdiklerinize  Neşe ve Şarap Tanrısı Dionysos heykelini hediye alabilirsiniz!

Kategoriler:

Açıklama

Biraz da Eğlenelim Tanrısı: Dionysos

Yunan mitolojisinde bahsedilen güçlü, hırslı; insanların ve hatta birbirlerinin kaderleri ile oynayan tanrıların arasında bir de eğlence, zevk ve haz tanrısı vardı. Eğlenceli olduğu kadar gürültücü ve kinciydi de. Bugün tiyatronun da tanrısı ve hatta babası olarak görülen, kılıktan kılığa giren Dionysos ile karşınızayız!

Dionysos, mitolojiye göre Thebai kentinin kurucusu Kadmos’un torunudur. Kadmos’un Harmonia ile olan evliğinden İno, Semele, Agave ve Autonoe isminde dört tane kızı vardır. Bu kızlardan Semele, Zeus’un kendisine aşık olması nedeniyle çok talihsiz bir şekilde ölmüş ancak oğlu Dionysos Zeus’un sayesinde dünyaya gelmiştir.

Tanrıçalar ve Kıskançlıkları

Anlatıya göre Zeus, Semele’yi görerek ona aşık olur. Onun karşısına bir insan kılığında gelir ancak kendisini anlatır ve Semele de aşık olur. Zeus, ona ne isterse yapacağına dair bir yemin eder. Derken Semele Zeus’tan hamile kalır. Bunun üzerine Zeus’un karısı olan Tanrıça Hera, kıskançlık krizlerine girer. Semele’yi kandırmak için yaşlı bir kadın kılığına girer ve yeryüzüne iner. Semele ile karşı karşıya gelince onun içine kuşku tohumları ekmeye çalışır. Zeus’un gerçekten Zeus olup olmadığına nasıl inandığını, ondan kendisini tanrı hali ile göstermesini istemesini söyler. Sonunda Semele de kuşku duymaya başlar ve yaşlı kadın kılığındaki Hera’nın oyununa gelir.

Zeus yanına geldiğinde ona kendisini olduğu gibi, tanrı hali ile göstermesini ister. Zeus, bunun Semele’ye zarar vereceğini, onu yakacağını bildiği için bugüne kadar tanrı halini ona göstermemiştir. Yine göstermek istemez ve Semele’yi ikna etmeye çalışır ancak Semele bir türlü ikna olmak istemez. Sonunda Zeus çaresiz tanrı halini göstermek zoruna kalır. Onun saçtığı ışık ve enerji yüzünden Semele anında, oracıkta yanar ve kül olur. Ancak Dionysos’a hamiledir ve bu tanrı bebeği Zeus oradan alıp kendi baldırına diker ve doğana kadar orada büyütmeye devam eder. Dionysos ismi işte buradan gelir ve “İki kere doğan” anlamına gelmektedir. Zamanı geldiğinde de bu güzeller güzeli tanrı ikinci kez dünyaya gelir.

Dionysos, Hera’nın gazabından kurtulmak için Zeus tarafından bir oğlağa çevrilir ve uzun yıllar Nysa ülkesinde yaşamak zorunda kalır. Büyüdükçe çok fazla yer gezer ve Frigya’da Kybele ile karşılaşır. Bereket tanrıçası Kybele ona bütün sırlarını anlatır. Burada üzümü, şarabı ve sarhoşluğu keşfeder. Bundan sonra o, insanın doğayla ilişkisini temsil eden doğanın, üzümün, asmanın ve şarabın tanrısıdır. Üzüm, asması, sarmaşık, panter, boynuz ve zaman zaman yılan simgeleriyle betimlenir. İçgüdü selliği, yaratıcı taşkınlığı, giz içinde saklı gerçeği, yabanıl ve başına buyruk güzelliği ifade eder.

Yunan mitolojisinde en çok isme sahip olan Dionysos, “boğa boynuzlu, gümbürdeyen, şekil değiştirebilen, savaşçı, annesini seven, sarmaşık taçlı, ekstasi veren vb.” onlarca anlama gelen, onlarca farklı isme sahiptir. Onunla ilgili en çok bilgiyi zaten literatürde “Dionysos dininin kitabı” olarak geçen Euripides’in “Bakhalar” isimli tiyatro eserinden öğreniriz. Bu eserde ona “Backheos, Bromios, Dithyrambos, Dimorphos” ve daha birçok farklı isimle hitap edilir. Oyunu okurken “bu kimdi ki şimdi?” kafa karışıklığı yaşatsa da, cümlenin bağlamından “Dionysos’muş yahu, tamam!” sonuçları çıkarılabilir.

Dionysos Dini Yayılıyor

Bu neşeli ve gürültücü tanrı, dinini yaymak için Hindistan ve Arap yarımadasına kadar gitmiş ve buralarda asmayı, üzümü ve şarabı insanlara sunarak kendisine ibadet etmelerini sağlamıştır. Sonra da annesinin topraklarına, Thebai’ye gelir ve dinini burada yaymak ister.

O, şarap yoluyla insanların bedenine girerek orada yeniden doğar, insanlara neşe, yaratıcılık ve cesaret verir. Onları daha güçlü ve hayatın zorluklarına karşı daha dayanıklı hale getirir. Isıtır, sağaltır; onlara bereketli meyveler, sebzeler, başaklar verir. Onları doyurur ve mutlu bir insan olmalarını sağlar. Ancak kızdığında hiçbir insan ya da tanrı onun öfkesinin önüne geçemez! Felaketleri ve akıl almaz cezalandırma yöntemleri ile aşırı tepkiler verir.

Thebai’ye geldiğinde kadınlar ona inanmıştır ve onun verdiği esrime ile dağlara çıkmış, orada şenlikler düzenlemeye başlamıştır. Bu kadınlar hem çok neşeli hem de yavru bir geyiğe süt verecek kadar iyi kalplidir. Doğayla barışık bir halde gülüp, ellerinde taçlar yapıp eğlenmektedir.  Ancak onlar da tıpkı Dionysos gibi tekinsizdir. Kendilerinden geçmiş ve Dionysos adına her türlü kötülüğü yapabilecek, çok güçlü kişilerdir.

Dionysos dininin tüm Yunanistan’da öğrenilmesi için şehirleri gezmeye devam ederken ülkenin kralı olan teyzesi Agave’nin oğlu Pentheus ile karşı karşıya gelir. O, Dionysos’un yabancı, yalancı bir şarlatan olduğunu söyler. Dionysos ise ona kendisinin teyzesinin oğlu olduğunu, Zeus ile teyzesi olan Semele tarafından dünyaya getirilmiş bir tanrı olduğunu anlatmaya çalışır. Penteus’un dedesi ve Thebai’nin kurucusu olan Kadmos, Dionysos’a inanmıştır. Başlarına büyük felaketler gelmesini engellemek için kral olan torunu Pentheus’u da uyarır ve kendisi de giyinip Dionysos’un sembolleri olan sarmaşık tacı ve asayı alarak şölenlere katılır ancak Pentheus bir türlü ikna olmaz ve Dionysos’u yakalayıp hapse attırır. Dionysos ona bunu hiç bir işe yaramayacağını söyler ve oradan çıkar, bir boğa kılığına bürünür; her yeri yıldırımlar sarar, tüm kent yanmaya ve yok olmaya başlar. Dionysos, önlenemez öfkesini artık ortaya çıkarmıştır.

Dionysos’un İntikamı

Pentheus’a vereceği ceza ise dedesi Kadmos’un deyimiyle “biraz fazla, aşırı” olacaktır. Teyzesi Agave de zamanında diğer kız kardeşleriyle birlikte annesinin bir tanrıdan hamile kaldığına inanmamıştır ve Semele’yi dışlamıştır. Şimdi sıra anne oğul, ikisinden de intikam alma zamanıdır. Agave, yeğeni olduğunu bilmeden Dionysos dinini kabul etmiş ve bir esrime halinde diğer bakhalar yani kadınlarla birlikte dağlara çıkmıştır. Pentheus da hem onları izlemek hem de Dionysos’u yakalamak için kadın kılığına girerek dağlara gider. Kadınlar zevk içinde eğlenirken izlendiklerini görürler ve izleyen kişiyi yakalamak için hareket ederler. Hepsi birlikte bu kişiyi yakalamaya çalışır. Sonunda da oğlunu tanımayan ve genç bir aslan olarak gören Agave, oğlu Pentheus’u yakalayıp çıplak elleri ile paramparça eder. Başını da bir sopaya takarak şehre geri iner.

Babası Kadmos bu felaketi görünce kızını yavaş yavaş uyandırmaya çalışır. Ona “Elindeki ne Agave?” diye sorar. Agave “Krallığımız için yakaladım, genç bir aslanın başı! Kendi ellerimle yakaladım!” diye cevap verir. Kadmos tekrar sorular sorar ve Agave ayılmaya başladıkça yaptığı felaketin farkına varır. Böylece Dionysos, annesinin de kendisinin de intikamını çok ağır bir şekilde almış olur…

Eurpides’in eserinde Dionysos’un hikâyesi işte böyle anlatılır. O hem kendisine şenlikler ile ibadet edilmesini isteyecek kadar alçakgönüllü ve eğlenceli bir tanrı hem de intikamını çok acı bir şekilde alacak kadar acımasız bir yaratıcıdır.

Dionysos’un tiyatroyla ilişkisi de işte bu ibadet şenlikleriyle ilgilidir. Yılın belli dönemlerinde, bağ bozumu zamanında Dionysos için şenlikler düzenlenir; bu şenliklerde ünlü yazarlar tiyatro oyunları yazar, onları sergiler ve yarışmalar düzenlenirdi. Tanıdığımız ve günümüze eserleri gelemediği için tanımadığımız Sophokles, Euripides, Aiskhylos ve daha birçok yazar, bu şölenler sırasında yapılan oyun yazma yarışmaları ile ün kazanmış yazarlardır.

Siz de tiyatro ile ilgili, tiyatroyu çok seven ya da tiyatrocu bir sevdiğiniz varsa ona bu esrime tanrısının elinde bir salkım üzüm ile tasvir edildiği, hoş bir biblo alabilir; baktıkça neşeyle sizi anmasını sağlayabilirsiniz. ☺

Ek bilgi

Ağırlık 1.4 kg
Boyutlar 28 × 12 × 12 cm
İşçilik

El işçiliği

Renk

Altın Sarısı

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Dionysos: Neşe ve Şarap Tanrısı Biblosu” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir