Kategoriler

İndirim!

Pan : Keçi Ayaklı Tanrı | Hedonizm Tanrısı Biblosu

 350,00  250,00

Pan heykeli el yontmasıdır. Tasarımsal altın sarısı rengine boyama ve gölgelendirme yöntemiyle son halini almıştır. El yontması aşamasından önce kalıp sistemi kullanılmaktadır. Kalıp için karışım; mermer tozu ve polyester karışımının yüksek basınçla kompress edilmesiyle elde edilir. Detayların ortaya çıkması için farklı işçilikler kullanılarak resimde görülen final halini almıştır.

Heykelin kırılma riski olabilecek kısımlarında, içten sabitleme yöntemi kullanılmıştır. Sabitleme yöntemi metallerle sağlanmıştır.

“Vallahi hayat çok kısa, hayattan zevk almaya bakacaksın!” diyen birileri varsa, ona elinde flütü ile sihirli müziklerini çalan bir Pan biblosu alabilirsiniz.

Kategoriler:

Açıklama

Korkutmak ya da Korkutmamak?
Mitleri düşünün. Acımasız cezaları ve heybeti ile Zeus’u, üç başlı asası ile denizlere hükmeden Poseidon’u ya da ölüler diyarının koruyucusu ve tanrısı kötü Hades’i. Şimdi tüm bildiklerinizi unutun. Eğlenceli, doğanın bir parçası olmaktan daima mutlu ve kusurlarıyla var olan Tanrı Pan ile tanışmaya hazır olun!

Yunan Mitolojisinin Dionysos gibi çok eğlenceli tanrılarından bir diğeri olan Pan, ormanların, keçilerin, doğanın ve çobanların tanrısıdır. Bedeninin belden yukarı kısmı insan, belden aşağı kısmı ise keçi biçimindedir.  Bununla birlikte keçi gibi sakalı, boynuzları ve kulakları olduğu rivayet edilir. Tüylü toynakları ve kuyruğu ile bedeninin alt kısmı, gerçek bir keçi biçimindedir.

Anlatılara göre, doğduğunda onun bu görünüşü annesini bile çok korkutmuştur. Ve o kadar çirkindir ki, annesi onu bırakıp kaçar. Boynuzları, sakalları, tüylü bir yüzü ve toynakları olan bir bebekle karşılaşmak anneyi şaşkına çevirmiştir. Annesi bu yarı insan yarı keçi varlığı bırakıp kaçınca da Tanrı Hermes bebeği büyütmeleri için Nyphalar denilen perilere verir.

Hayata böyle kötü bir başlangıç yapan Pan, aslında ömrü boyunca da bu muameleye maruz kalmıştır. Kendisi de gürültücü, kaba ve korkunç şakalar yapan bir tanrı olduğundan insanlar ve periler ondan her zaman korkar olmuştur.

Bütün gün kırlarda ve ormanlarda gezen, karşısına çıkanları korkunç kahkahası ile irkilten Pan’ın tüm efsaneleri ve anıları da buralarla ilgilidir. O, mitolojide keyfine, zevkine, müziğe, cinselliğe ve eğlenceye düşkün ama bir o kadar da doğaya karşı koruyucu bir tanrı olarak betimlenmiştir. Çobanların ve sürülerin koruyucusudur. Bu yüzden de ona tapınaklardan çok direkt olarak doğada, kırlarda ve ormanlarda ibadet edilmiştir.

Periler tarafından büyütülen Pan, onlarla da bolca vakit geçirmektedir. Bu yüzden de pek çok periyle ilgili aşk hikâyesine imzasını atmıştır. Bu hikâyelerden ilki, elinden hiç düşürmediği kavalını nasıl çalmaya başladığını anlatan hikâyedir.

Pan ile Syrinks’in Hikâyesi

Efsaneye göre Pan, bir gün yine Frigya kırlarında gezerken güzeller güzeli peri Syrinks’i görür. Ona hemen âşık olur ve yaklaşmaya çalışır. Syrinks ise Pan’ın görünüşünden çok korkar ve ondan kaçmaya çalışır. Pan ise onu kovalamaya devam eder. Bu kovalamaca sırasında peri kızı kardeşlerinden onu kurtarmaları için yardım ister. Kardeşleri olan periler de onu bir kamışa çevirirler. Yüzlerce kamışın arasında sevdiği periyi bulamayan Pan çok üzülür. Peri kızı Syrinks’i aramaya devam ederken ise kamışların arasından rüzgâr estikçe güzel bir ses yayıldığını duyar. Bu sese hayran olan tanrı, bu sazlardan yedi tanesini farklı boylarda keser ve balmumu ile yan yana yapıştırarak artık hep yanında taşıyacağı flütünü yapar. Böylece eğlence tanrısı Pan, bugün elinde flütü ile betimlenen o görüntüsüne kavuşmuş olur.

Pan ile Pitys ya da Kutsal Çam Ağacı Hikâyesi

Pan’ın kutsal ağacı kabul edilen çam ağacıyla ise şöyle bir hikâyesi vardır:

Bir gün ağaç perisi Pitys, kırlarda dolaşırken çapkın tanrı Pan da oralarda dolaşmaktadır. Derken şans bu ya, eğlence ve zevk tanrısı Pan, güzeller güzeli peri Pitys’i görür ve ona âşık olur. Periye yaklaşmak isteyince de peri kızı onun yarı keçi görüntüsünden korkar ve kaçmaya başlar. Bir yandan Pan’dan kaçıyor bir yandan da tanrılara onu kurtarmaları için yalvarıyordur. Sonunda toprağın altına saklanır ve tanrılar da onu güzel bir çam ağacına çevirirler. Pitys’in güzeller güzeli saçları artık çam ağacının güzel kokulu, sivri yaprakları olmuştur.

Çok beğendiği hatta âşık olduğu periyi artık bir çam ağacı olarak gören Pan ise yine üzülür ve çam ağacından aldığı bir dalı çelenk yaparak başına takar. Oldukça romatin bir tanrı değil mi? Ne dersiniz?

Bundan sonra hep o çelenk ile dolaşır ve çam ağacı Pan’ın kutsal ağacı olur. Doğada Pan’a ibadet ederken çam ağacına da tapınanlar olmuştur.

Bu hikâye tıpkı Apollo ile Defne’nin hikâyesine benzer hatta aynısıdır diyebiliriz. O hikâyede de Apollon Defne’yi  (Daphne) görür ve ona âşık olur. Onun yanına gitmek istediğinde ise Defne kaçar. Defne kaçtıkça Apollon onu kovalamaya devam eder ve sonunda Defne kendisini kurtarmaları için tanrılara yalvarır. Tanrılar da onu bir anda bir defne ağacına döndürürler. Defne’nin ayakları ağacın gövdesi ve kökleri, güzel saçları ile yaprakları olur…

Pan’ın bir diğer aşk hikâyesine dönecek olursak, o da sonu yine pekiyi bitmeyen peri Echo ile olan ilişkisidir. Efsaneye göre Echo, çok güzel ancak biraz kibirli bir dağ perisidir. Kendisine âşık olanlara hiç cevap vermemesi le ünlüdür. Günlerden bir gün Pan bu güzel peri ile karşılaşır ve ona âşık olur. Echo ise aşkına karşılık vermez. Pan da ona çok kızar ve onu Dionysos’un esrimiş kadınlarına parçalattırır. Hem ibadet olarak eğlenen hem de şarap ile kendinden geçmiş Maenad denilen bu kadınlar, zavallı Echo’yu öyle bir parçalar ki, peri dört bir yana savrulur. Zavallı periden de geriye yalnızca ıssız dağlarda seslenince cevap veren bir ses kalır. İşte eko dediğimiz yankı (echo) bu perinin yaşadığı talihsiz olaydan kalmadır.

Pan’dan Panik’e

Bunca okuduğunuz şeyden sonra tahmin edersiniz ki Pan’ın hem insanlar hem de diğer doğa varlıkları üzerinde böyle bir etkisi vardı. O eğlenceli olmakla birlikte bir yandan da korkunç bir tanrıydı. Kırlarda ya da ormanlarda bir anda insanların karşısına çıkıyor, onlara korkunç kahkahasını atıyor, peşinden koşuyor ve onlara panik anları yaşatıyordu. Görünüşü sebebiyle de zaten yeterince korkutucu olan Pan’ın insanlara ve diğer varlıklara yaşattığı işte bu panik hali adını Pan’dan almıştır. İngilizce’de “Panic ve Panic Attack” olan kelimelerin kökeni işte bu ani korku duygusundan gelmektedir.

Yine Bir Tanrı ve Yine Bir Kandırmaca

Zeus bile kılık değiştirip altın rengi boğa olarak Europa’yı kandırırken, yaramaz Pan durur mu? Durmamış tabii. Bakmış ki olduğu kılıkta hiçbir insan ya da peri kendisine bakmıyor, o da çareyi kılık değiştirmekte bulmuş.

Bir gün, Ay Tanrıçası Selene’yi kandırmak için siyah kıllarını beyaz tüylerle örtmüş ve kendisini tatlı bir koyun kılığına sokmuş. Sonra Selene’nin karşısına çıkmış ve onu kandırarak güzel tanrıça ile birlikte olmuş.

Tüm bu anlatılanlardan sonra görüyoruz ki Pan, diğer tanrılardan farklı bir yerde durur. O insani arzularının peşinden gider, komik duruma düşer, kendisiyle alay edilir hatta bazı kaynaklara göre ölmüştür bile. O diğer tanrıların dokunulamaz betimlemelerine karşın tüm kusurlarıyla anlatılır. Süslü ve temiz giysilerle sarınıp yüksek bir dağdan varlıkları izlemek yerine tüm kusurlar ile yabanıl hayatın içinde yer alır. Bu yanıyla da Olympos tanrılarından çok Dionysos gibi ayak takımının tanrısıdır. Onun da müridleri genellikle Dionysos’un olduğu gibi satyrlerdir. Bu tanrılar için ibadet doğaya karışmak, onun verdiği üzüm ve üzüm suyu ile eğlenip mutlu olmak ve kendinden geçmektir.

Bir anlamda “Hedonizm” de denen “hazcılık” felsefesinin babası sayılabilecek Pan, işte eğlenmeyi, doğayı ve onun güzelliklerini sevenler için örnek alınası bir tanrıdır. Sizin de çevrenizde “Vallahi hayat çok kısa, hayattan zevk almaya bakacaksın!” diyen birileri varsa, ona elinde flütü ile sihirli müziklerini çalan bir Pan biblosu alabilir, baktıkça sizi zevkle hatırlamasını sağlayabilirsiniz. ☺

Ek bilgi

Ağırlık 1.5 kg
Boyutlar 25 × 10 × 10 cm
İşçilik

El işçiliği

Renk

Altın sarısı

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Pan : Keçi Ayaklı Tanrı | Hedonizm Tanrısı Biblosu” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir